31 Ağustos 2012 Cuma

Baby And Me (2008)


       Serseri bir öğrenci olan Han Jun Su'dan ( Jang Geun Suk ) bıkmış olan ailesi ona dersini vermek için 100 dolar bırakarak evi terk ederler. İzlerken "Yahu bu ne biçim aile!" demedim değil. Yani ne bileyim aileler hep bizim yanımızda olmalılar gibi geliyor bana. Hele ki evi terk etmek pek bir çocukça geldi. Neyse konuya devam edelim. Tabi Han Jun Su hiç takmıyor bu durumu hatta memnun bile oluyor. Ohh dırdır yok gibisinden. Tabi bu rahatlama,sevinç pek sürmüyor. Neden mi? Çünkü süpermarkete alışverişe gittiğinde bir anlık dalgınlıkla alışveriş arabasına bir bebeğin konması bir oluyor. Üzerinde de ona ait olduğu yazılı bir not. Lise öğrencisi olduğu için bu durumda baya bir afallıyor zavallıcık. Ailesi de yok tabi yanında. Burda durmazsam tüm filmi anlatmaya kalkarım ben şimdi. Neyse işte,olaylar bundan sonra gelişiyor.






İzleyeli biraz oldu. Ama çok değil. Düşüncelerim hala sıcak yani. Üzerinden zaman geçtikten sonra düşünceler değişebiliyor çünkü. ^^ İlk başta çoğu kişi gibi Jang Geun Suk için başladım ama Mason Mun adlı bebek de pek bir şirin pek bir yenilesi.



        Değil mi ama ? Hele o seslendirmeye bittim. Ciddi ciddi orta yaşlı erkek sesi o *.*  Bari çocuk konuştursaydınız,der sitemlerimi de yollarım. Eminim beni dikkate alacaklardır :P Başka bir oyuncudan da bahsetmek istiyorum. Kim Byeol'u da sevdim. Özelllikle zekiliğini. *.* Saçlarının uzun hali daha çok yakışıyor keşke filmde de uzun olsaydııı.








Yalnız film benim için beklemedik yerlere sürüklendi. Hiç aklıma getirmemiştim öyle olacağını. Şimdi gelelim;tavsiye eder miyim,etmez miyim kısmına. Açıkçası çok tavsiye etmem. Harika falan değildi film. Konu ilerleyiş yavan geldi bana. Bir yandan da sıkılmadan izledim. Ama sizin sıkılmayacağınızı garanti edemem. Demem o ki,boş bir vakitte öylesine izleyecek bir şeyler arayışında iseniz izleyin ya da benim gibi JGS ve Mason Mun  için izleyebilirsiniz. ^_^






                                       Replikle de yazımı sonlandırayım. -_-
*Resimler alıntıdır.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Flower Boy Ramyun Shop (2011)




                                ~ Evet,yine bir hızla bitirdiğim bir dizi ; Flower Boy Ramyun Shop.

    Diziye Jung Il Woo'nun 49 Days'teki o güzel oyunculuğu ve kuşkusuz sempatikliği için başladım. Beğenip beğenmemek konusunda biraz tedirgindim açıkçası. 1 Bölüm izleyip bıraktığım çok dizi var. O kervana katılır diye korkmuyor değildim. Neyse bir gayret başladım 2. Bölüme. Sonra 3-4-5 derken dizi bitmiş.Diziyi 1 günde bitirdim. Sanırım biraz fazla kaptırdım kendimi. Ama zaten 45 dk.'ydı dizi. O yüzden daha çabuk bitti. Birde izlerken keyif alınca bırakmak istemedim. Neyse kabul, abarttım bir günde bitirerek ama pişman mıyım, hayır. Sadece biraz daha devam etsin isterdim. 

  En çok güldüğüm dizi Protect The Boss’dı. Acayip eğlenmiştim. Ama bu dizi onu da geçti. Hele ilk 6-7 bölüm o kadar eğlendim ki anlatamam. Çok keyif alacağınıza kefilim yani. Sonrasında biraz ama biraz Jung Il Woo’ya sonra Lee Ki Woo'ya üzüldüm   falan ama yine de eğlendim. Üzücü şeyler yaşansa da gülmediğim tek bölüm olmadı ki çok üzücü olaylar olmadı bence ya da ben çok duygusuzum orasını bilemeyeceğim. 

    Aralardan Secret Garden esintisi hissettim. Cha Chi Soo’da da Kim Joo Woo'nu gördüm. "Dejavuu" dedirtti ama boğmadı yani nasıl söylesem itici gelmedi ya da özenti gelmedi diyeyim. 





   Oyuncularımız bunlar. Hepsini çok sevdim ben. Bu dizide arabozan yoktu mesela. Ha pardon vardı da son bölümlerde icraata geçti ve tabiki başaramadı. Konusuna gelirsek hiç bahsedesim yok. Çünkü öyle ".... ve ramen dükkanında yolları kesişir." tarzı bir şey bana çok yavan geliyor. E ayrıntıya girersem spoiler olacak en iyisi boş vermek. Ben konuyu okumadan,blog yorumlarına dayalı izlemiştim. Keşke okusaydım da demedim. 

  Bahsetmeden geçemeyeceğim şu fakir okız,zengin oğlan engeli yedi bitirdi beni. Ne olacak yani ? İlla aynı derecede gelirleri mi olmak zorunda? Gelire göre mi yürüyor bu işler ,bu ne saçmalık? Hep aynı şey,fazlasıyla sıktı beni. Dizide beni sıkan ek nokta da buydu.


  Melek çocuk,çılgın horoz,stajer,direk ve Cha Chi Soo; hepinizi çok sevdim. "İyi işti!" ^_^

*Resimler alıntıdır. 

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Oh! My Lady /2010/



      Siwon için ve çok büyük beklentiler içerisine girmeden başladığım bir diziydi. Ama beklentilerimin üzerine çıktı. Öncelikle belirtmeliyim ki izlediğim 15-20 diziden en hızlı akan,nasıl bitirdiğimi anlamadığım bir diziydi. Tabiki en az sıkıldıklarımdan da biri. Hep aşk üzerine kurulu dizilerden sonra aşkla çok önemli olan başka bir duyguyu,babalığı,da işlenmiş olması kuşkusuz ayrı bir güzellik katmıştı.

 

    Konusuna gelirsek Yoon Gae Hwa (Chae Rim) ,kocasının onu aldatması üzerine ayrılmış,7 yaşındaki kızına bakmak için düzenli olarak çalışabileceği bir iş arayışındadır. Bu sırada aktör olan fakat oyunculuğu vasat Sung Min Woo ( Choi Siwon) ile tanışır ve olaylar bundan sonra gelişmeye başlar. Yardımcı rollerde de Yoon Gae Hwa'nın çalıştığı şirketin CEO'su  Yoo Shi Jun (Lee Hyun Woo), karısı ünlü koreograf ; Han Jung Ah  (Moon Jung Hee ) ve Sung Min Woo'nun ilk aşkı bir moda markasının pazarlama müdürü olan; Hong Yoo Ra (Park Han Byul) var. Ayrıca çocuk oyuncular da çok şirinler.


   Dizinin içinde bir de müzikal muhabbeti var ki en sevdiğim şeydir dizilerde. (Örn. Hearstrings,onun kadar yoğun olmasa da ) Bölüm sayısı 16. Finali o kadar aceleyi getirilmemişti. Gayet memnun kaldım finalden. Yoon Gae Hwa rolünü daha güzel ve genç  bir kadının oynamasını isterdim,ama Chae Rim'in oyunculuğunu gayet iyiydi çok da önemsemedim bu yüzden.

   Lee Hyun Woo'nun oyunculuğu çok hoşuma gitti
açıkçası,yaşına rağmen karizmatik geldi bana. 3.kişilere hep uyuz olmuşumdur ama Yoo Ra beni o kadar rahatsız etmedi. Çünkü zararsızdı bir şeyler yapmak istese de beceremedi kekeke. Gae Hwa'nın eski kocasına kıl oldum,ne uyuz adamdır o. Ayrıca o gazeteci Han'a da. Her şeye burnunu soktu,ha hoş o burnunu sokmasa iş buralara gelir miydi tartışılır. Siwon'un son bölümdeki bağırışı da çok hoştu. Nasıl kükredi öyle hehe.


 Yani demem o ki bence izlenmesi  gereken güzel dizilerden. Tavsiye ederim. ^_^





Ye Eun,sessiz sessiz fethetti gönlümü♥


Eklemeden edemeyeceğim,ostları da çok beğendim. Özellikle Siwon'un seslendirdiğini.


                             



*Resimler alıntıdır.


24 Ağustos 2012 Cuma

Cyrano Agency/시라노



Film arayışı içeresindeydim neyi izlesem diye dolanırken bu filmin övüldüğünü gördüm bir sitede. Konusu değişik ve ilginç geldi. Aslında dizilerde çok seçiciyim izlesem mi izlemesem mi çok düşünürüm ama film olunca o kadar titizlenmedim. Ne kaybederim ki dedim bir de Park Shin Hye unnim de olunca  başladım izlemeye. 

Hayatınızın aşkını, size aşık ediyoruz... Ama gizlice! 

Film bu sloganı kullanan  çöpçatanlık ajansı üzerine kurulu. - Ajansın adını veren "Cyrano de Bergerac" adında bir Fransız filmi. - Tam olarak ajansın üstüne kurulu değil aslında. Filmin büyük bölümü ajansın son müşterisinin ( Sang Yong) hoşlandığı kızı (Hee Joong)  müşteriye aşık etmekle geçiyor. Tabi o iş biraz karışık,neyse. 

Merak ettirme taktikleri vol 2362 :D

Ya aslında konu güzel ama. Aması var işte. Öyle çok sevemedim filmi. Ha berbat mı, değil. Ama izlenmese de bir şey kaybedilmez. Boş bir zamanda vakit geçirmek için tercih edilebilir. Sıkılmadan da izledim yani.Niye sevmedim,çünkü aşkla dalga geçilmiş gibi hissettirdi. 
"Aşkla oyun olmaz kardeşim!" diyorum ben. :D 




Ama bu repliği beğendim *.*