4 Kasım 2012 Pazar

Chilling Romance ( Ürpertici Aşk ) 2011

Dün gece izledim filmi,sıcağı sıcağına yazayım dedim. Erteledikçe yazılmıyor bir de demek istediğim şeyleri unutuyorum. Ne kadar unutkan olduğumu da çaktırmış oldum. ^^  Neyse başlayayım ben en iyisi. Öhöm öhöm.



- Boş bir evde tek başına yaşadığın halde mi mutlusun?
- Mutluyum.
- Her gün farklı hayaletler sana göründüğü halde mi mutlusun?
- Mutluyum.
- O zaman niye ağlıyorsun?
- Bilmiyorum. Bilmiyorum. Hayır. Hayır. Artık gülebileceğimi sanmıyorum. Çok yorgunum. Hiç mutlu değilim. Bir an bile mutlu olmadım ben. Yalnız yaşayıp yalnız öleceğim. Ölsem bile kimsenin haberi olmaz. O kadın haklı,hangi adam beni sever ki? Kendimi yalnız hissedip hissetmediğimi sordu. Yalnız hissetmediğimi ve tek başıma mutlu olduğumu söyledim. Nasıl kendimi yalnız hissetmem. Bazen günlerce hiç konuşmuyorum. Yaşıyor muyum, ölü müyüm onu bile bilmiyorum. Neden mutlu olduğumu söyleyip duruyorum? Çünkü öyle söylemezsem gerçekten kafayı yiyecek,ölecek gibi oluyorum. Ben de mutlu olmak istiyorum. Bende gülmek istiyorum. "

   Koyu olan yerlerin hikmetini merak eden varsa şöyle açıklayayım; ben de kendime sıkça söylerim bu sözleri. - Evet evet kendimle konuşuyorum ben yaaa. :D - Şu sıralar pek öyle melankolik olmadım Allah'a şükür. Sinirlendiğimde ben de bunları söylerdim kendime,kızardım. O yüzden mi bilmiyorum ama bu replik çok etkiledi beni. Yeo Ri durumunu bu replikle özetledi denebilir. O kadar iyi anladım ki onu. Elbette onun durumu çook daha kötü. Benimki asosyalliğime bir başkaldırı o kadar :D

    Böyle bir giriş yapmak istedim. Şimdi eğer konusunu bilmiyorsanız şöyle kısaca bahsedeyim.


                       


  Yeo Ri lisede bir trafik kazası geçirir. Bu kaza sonrasında hayaletler ona görünmeye başlar. Etrafındakiler bu durumdan korkarak ondan giderek uzaklaşır. Arkadaşları hatta ailesi bile kalmaz. Kocaman bir evde tek başına yaşamaya terk ederler. Adeta yaşayan bir ölü gibidir. Genelde kimseyle konuşmaz. Annesiyle ve bir arkadaşıyla arada sırada telefonda konuşur. O da arada sırada... Hayat onun için böylesine zor ilerlerken bir gün sokakta  izlediği sokak sihirbazı Jo Goo bir tek onun gülmediğini farkeder. Ve bu durum ilgisini çeker. Cesaretini toplayıp takip eder. Bu sırada aklına bir fikir gelir. - Bu arada fikrin geldiği sahne de süperdi :D - ve Yeo Ri'ye kendi şovunda iş teklif eder. Yeo Ri'nin hayatı böylelikle değişmeye başlar.

  Açıkçası ben başlamadan önce korkarım diye tereddütlüydüm. Hiç korku filmi izlememiş izlese etkisinden bir ömür kurtulamayacak bir korkak olduğumdan, karanlık bir ortam varken biri çıkıp höt dese korku filmidir o benim için :D Ama zaten film bir korku filmi değil ve evet ben bile korkmadım. Hep bir hüzün havası ya da korku havası yoktu. Oldukça güldüğüm sahnelerde vardı. Tabi sonlara doğru pek öyle bir sahne kalmadı ama olsun o da normal.

  Filme beni çeken bir başka etken de Son Ye Jin. Kendisinin Personal Taste ve A Moment To Remember yapımlarını beğenerek izlemiştim. Çok şeker ve yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Diğer başrolden de bahsetmemek olmaz. Lee Min Ki adını o kadar çok duydum ki ama tanımak bir türlü nasip olmamıştı. Beğersem bu oymuş! :D Im evet oldukça yakışıklı ve karizmatik. :D

Hahahahaha :D Pek bir tatlısın *.*


Demem o ki izleyin çingular. Benden tam puan,çok beğendim.

Şu replikten da bahsetmesem çatlarım. Ve o gözyaşlarının sel olduğu replik;

" Ben o gün neredeyse ölüyordum. Şu an hayatta olmam bir mucize,biliyor musun? Bu yüzden ben seninle çıkmaya korkuyorum. Yalnızken hep arkamda bir şeyler varmış gibi geliyor. Uzandığımda biri gözünü dikip bana bakıyor sanki. Korkudan uyuyamamanın ne kadar yorucu olduğunu biliyor musun? Bundan sonra hiç mışıl mışıl uyuyamayacağım. Ama... Sana ne olacak peki? Ben şimdiden bu haldeysem sana ne olacak? Senin yalnız olduğunu düşünmektense arkamda bir hayaletin olmasını tercih ederim. Korku filmlerindeki kadınlar için ne dediğimi hatırlıyor musun? Aşık olmazlar. Çünkü film yalnız olduklarında daha korkunç olur. Ama senden korkulduğunu düşünmek... kalbimi acıtıyor.  Sanırım sana aşık oldum bile... "

Ve yine sevmesini bilen,sevgisine bayıldığım bir erkek başrol. Yapmayın bunu ya,kıskanıyoruum. Eminim böyleleri sadece filmlerde var. Ben boşa demiyorum keşke bir film karakteri olsaydım diye. ^^

*Resimler ve gif alıntıdır.

8 yorum:

  1. vizelerden sonra ilk izleyeceğim filmlerden birisi :) bir blogda daha okumuştum meraklandım iyice emeğine sağlık :)

    banada beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim. ^_^ En kısa zamanda uğrarım. :))

      Sil
  2. artık kore dizilerini izlemenşin zamanı geldi. çok var ama yaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle ama bir yerden başlamak lazım. ^_^

      Sil
  3. Gerçekten çok güzel bir yazı.Söyleyecek başka bir şey bulamıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için çook teşekkür ederim. :))

      Sil
  4. ben izlemiştim bunu yazısını okumak ayrı keyif verdi çingum benim emeğine sağlıık:)))

    YanıtlaSil